8/11/2008 · Kategori: L_L Dilime Dusenler__

Aşka belki bir adım, belki asırlar vardı ama,
sevgiyi diri tutmaktı, yaşatabilmekti esas olan.
Ucuzcular pazarından kurtulup, sultanlar sofrasına hizmetli olabilmekti…
İflah olmaz aşık kisvesini giyebilmekti.
Gönülde maya tutup aşka,onu göklere armağan edebilmekti…
uçurtmalara…
Celâl-i Didar’a yâr olabilmekti benim en gerçek düşüm…
Sen ezelî ve ebedî, arzsız ve arşsız,
Cennet ve cehennemsiz,öylesine bir sevdasın ki diyebilmekti…
Mevlânaca bir tavır koyabilmekti.
Naz makamına ulaşmayı gönül hedefinin tam ortasına yerleştirebilmekti…
Ruhum firdevslere kayarken, dünyanın sahte makyajı bulaşıyor yüreğime.
Her renk bir adım daha ulaşılmaz kılıyor seni.
Kalbimde bir dünya kurup,binbirinin yıkılışını venüs bardağında seyretmek gibi bir şey sanırım ulaşılmazlığın…
Ey ulaşılmaz Matlubum!..
Hırçın dalgalar Kahhar ismini vuruyor dünya sahiline,güller Cemal isminle raksa başlıyor bir seher, kuşlar Nur ismini zikrediyor bir şafak kızıllığında…
Bense, Vedud coğrafyanda,
"seven" şahsında talibi oynamaktayım.
Belki adaylığın adaylığına bile lâyık değilken;
“Bende Mecnun’dan füsun aşıklık istidadı var,
Aşık-ı Sâdık benim, Mecnun’un ancak adı var…”
diyebilme cüretkârlığına koşmaktayım…
Belki sadece içimdeki boşlukta çırpınıp durmaktayım…
Ey Rab!
Sana ulaşamamak sensizlikte kaybolmak nedir, anlatayım mı?..
Kum fırtınasında, çölde, sağanaklara aşık olmaktır!…
Dünya elifle dönüyor, yürekler elife dönüyor…
Aşk…
Belki adaylığın adaylığına bile lâyık değilken;
“Bende Mecnun’dan füsun aşıklık istidadı var,
Aşık-ı Sâdık benim, Mecnun’un ancak adı var…”
diyebilme cüretkârlığına koşmaktayım…
Belki sadece içimdeki boşlukta çırpınıp durmaktayım…
Ey Rab!
Sana ulaşamamak sensizlikte kaybolmak nedir, anlatayım mı?..
Kum fırtınasında, çölde, sağanaklara aşık olmaktır!…
Dünya elifle dönüyor, yürekler elife dönüyor…
Aşk…
-alıntı-
14/10/2008 · Kategori: L_L Dilime Dusenler__
ALLAH senin kapından aşk sarayına bir insanı alacaksa,o insana sen nasıl;
-"Ben seni sevmiyorum" dersin..?
Allah senin dilinle bir insanı bağışlayacaksa,
ona sen nasıl,
-"Ben seni bağışlamıyorum" dersin..
Allah bir insanı senin elinle ayağa kaldıracaksa,sen nasıl elini tutmazsın..?
Allah bir insana senin elinle ikram edecekse,
sen nasıl;
-"Vermiyorum." dersin..?
Allah seni niye mi kullanıyor..?
Bunun iki sırrı var.
Biri;
Allah seni insanlara sevdirmek istiyor.
Diğeri;
"Allah senin dağılmış parçalarını topluyor..
İsmail Acarkan
Ölümü özlemeyen aşkı anlayamaz kitabından
alıntı..
Ölümü özlemeyen aşkı anlayamaz kitabından
alıntı..
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
6/10/2008 · Kategori: L_L Dilime Dusenler__

SURETİNİ BİLMEDİĞİM
Beyaz sevdam kelimelerim yüreğinin kuytularına vuruyor...
Duyuyor musun?
Meçhul bir yalnızlıktan titrek bir dalgayla geliyorum bu gece sana...
Sessiz kalıyorum, oysa ta kendisindeyim hayatın...
Beni seviyor olmana sessiz kalıyorum, enkaza dönüşmüş yüreğimi güzelleştirme çabasından, her ne kadar ihtiyacım olsa da kaçıyorum...
Ben sanırım mutlu olmaktan korkuyorum...
Ben sanırım mutlu olmaktan korkuyorum...
Nedenim yok bu oyunda...
Yorgun düştüğüm için sana ait olmak beni korkutuyor...
Vurgun vakitlerimi, geçmişin tozlu raflarını unutmak için işte duy;
seviyorum seni...
Sesini duymadan senin oldum..
Yüreğimin oldun...
Şimdi bunları anlatmak bi hayli ağır gelir bana...
Korkağıyım bir aşkın esiri olmanın...
Taşıyamıyorum bu yükü...
Bi ucundan sende tutsan diyorum...
Senden şunu istiyorum bir dilekçe yazsan yüreğime...
En kanayan yerimden sevmeye başlasan beni...
Gelsen sen en büyük çığlıkla git dediğim anda...
Artık hayallerimi avuç avuç, kana kana içsem diyorum.
Nedense sana beyhude bi özlemle kavuşmayı diliyorum.
Sevda yokuşlarını tırmanıyorum senin için, belki yüzünü görebilirim diye...
Çöl sürgünü yüreğime sevda ekiyorum filizlenir belki diye...
Kan gölüne dönüşen yüreğimi kirlerinden arındırıyorum bu gün..
Dezanfektan bir yalnızlıkla...
Karaborsaya düşmüş yüreğimle...
Çöl yangını edasıyla; sana yazılırım bu gece...
Seni yazıyorum bu gece, akıl almaz hecelere varlığından bahsediyorum...
Yokluğunu aheste yaşıyorum...
Dargın ümitlerime güçlü cümlelerden bahsediyorum...
Bavuluma tüm umutları dikkatlice yerleştiriyorum.
Öyle derin ki soluğum tek nefeste içime çekebilirim seni...
Bilirsin aşka olan hasretimi...
Kızıl nehirlere olan tutkumu da...
Canımı acıtmak için, nasıl da yaramı kurcalamayı sevdiğimi de bilirsin...
Bir küçük çocuk inadıyla, nasıl telef ederim her defasında yüreğimi...
Ve sana koşmak için çabaladığımı...
Aslında bilmezsin bunları;
sen bana hep vurgun saatlerimde gelmiştin...
Artık korkmuyorum seni sevmekten,
seni severken içimde ki beni de terk edip sevmekten...
Şimdi gecenin en sessiz en derinine seni yazıyorum...
Bir ufacık beyaz sevda diliyorum.
Çocuk kalbimle elimden tutmanı ve göz yaşımı silmeni istiyorum.
İstiyorum ki kalbimi koru...
Kalbini avuçlarıma bırak...
Doğan güneşten de;
gece hatırına,seni bana vermesini ve elimi hiç bırakmamanı diliyorum...
Suretini bilmediğim...
Biliyorum ki uzaklarda bir yerde beklediğin benim...
Ey Aşk !
Yarala beni... Dağıt bedenimi, paramparça olsun ...
Yüreğimi tek kurşunla vur
Vur ! İstiyorum...
En kanadığım yerden vur beni.
İki kere ölmem ki ...
Ölürsemde; varsın olsun... Gözlerine göm beni
Gözlerinden akan ben olmalıyım
Sen olup, bir müsaitsiz vakit yüreğine akmalıyım...
Yüreğinin kıyısına vurup "beyaz sevda" zikretmeli dilim...
Gülay Sağlıcak
18/9/2008 · Kategori: L_L Dilime Dusenler__
İğnelerin kapsüle dokunup mermiyi ateşlemesi gibi ateşliyordun
günahların fişeğini..ama hep kendini yaraladığının farkında bile
değildin..yaralı bir gemiye benziyordun..bulabileceğin tek ve küçücük
bir rıhtıma yanaşmaya dahi razıydın..fakat her tarafın kokuşmuş
sularla çevriliydi..nereye gitsen etrafında kokuşmuş sular..!
için mikroplarla kaynıyordu..yaranı iy ileştirmeyi düşünemez bir
haldeydin..eğer ALLAH rıhtımı gösterip şifa vermezse yarın batmış
olacaksın..
Altın kaplı bir yelpaze ruhumu serinletmeye başladı..lakin
yetersiz..!
cüretkar bir yangın bütün aleviyle bütün vücudumu sardı..
kalbimin bilmediğim bir noktasında atomlar patlıyor..
ya kıp yıkan bir enerji açığa çıkıyor
ve bir yangın halinde yayılıyor tüm bedenime..
atomları patlatan tetik ise;Sen..
ben artık bu aşkın yanlızlığa mahkum ettiği zavallı bir
ırgatım..görebildiğim en son noktada sadece ayrılık
var..gözleriyle,acımasızlığıyla hayatımı süzen bir ayrılık..geriye
değersiz bir tortu kalacak sonunda..derbeder bir tortu..!
bana şevkatli bir el lazım..zayıflığımdan dolayı şikayette
bulunmayacak,öğüt vermekte üretken bir el..!
çünkü bu aşk anlaşılmadık bir içeriğe sahip ve ben acemiyim..
sana böylesine hayran olmak ,seni delicesine sevmek ve böylesine
hissetmek..!
bütün hayallerim seninle damgalandı.ama bir arzunun illete
dönüşebilecek bir dürtüsü değil bu..!
madde ötesi bir yakınlığın sımsıkı kavrayan parmakları..
ruhunu görebilseydim eğer ve d okunabilseydi ona..vuslatın en güzeli
olurdu benim için..berrak bir ruhtan ibaretsin ve ben sana mahkumum!
halbuki anlatamadım..senden dünyevi hiç bir beklentim olmadığını ve
sadece sana duyduğum sevginin büyüklüğünü ve saflığını öğrenmeni
istedim..sence kötü mü yaptım..?
günahların fişeğini..ama hep kendini yaraladığının farkında bile
değildin..yaralı bir gemiye benziyordun..bulabileceğin tek ve küçücük
bir rıhtıma yanaşmaya dahi razıydın..fakat her tarafın kokuşmuş
sularla çevriliydi..nereye gitsen etrafında kokuşmuş sular..!
için mikroplarla kaynıyordu..yaranı iy ileştirmeyi düşünemez bir
haldeydin..eğer ALLAH rıhtımı gösterip şifa vermezse yarın batmış
olacaksın..
Altın kaplı bir yelpaze ruhumu serinletmeye başladı..lakin
yetersiz..!
cüretkar bir yangın bütün aleviyle bütün vücudumu sardı..
kalbimin bilmediğim bir noktasında atomlar patlıyor..
ya kıp yıkan bir enerji açığa çıkıyor
ve bir yangın halinde yayılıyor tüm bedenime..
atomları patlatan tetik ise;Sen..
ben artık bu aşkın yanlızlığa mahkum ettiği zavallı bir
ırgatım..görebildiğim en son noktada sadece ayrılık
var..gözleriyle,acımasızlığıyla hayatımı süzen bir ayrılık..geriye
değersiz bir tortu kalacak sonunda..derbeder bir tortu..!
bana şevkatli bir el lazım..zayıflığımdan dolayı şikayette
bulunmayacak,öğüt vermekte üretken bir el..!
çünkü bu aşk anlaşılmadık bir içeriğe sahip ve ben acemiyim..
sana böylesine hayran olmak ,seni delicesine sevmek ve böylesine
hissetmek..!
bütün hayallerim seninle damgalandı.ama bir arzunun illete
dönüşebilecek bir dürtüsü değil bu..!
madde ötesi bir yakınlığın sımsıkı kavrayan parmakları..
ruhunu görebilseydim eğer ve d okunabilseydi ona..vuslatın en güzeli
olurdu benim için..berrak bir ruhtan ibaretsin ve ben sana mahkumum!
halbuki anlatamadım..senden dünyevi hiç bir beklentim olmadığını ve
sadece sana duyduğum sevginin büyüklüğünü ve saflığını öğrenmeni
istedim..sence kötü mü yaptım..?

Bir rüzgarmıydın da şöyle bir esip geçtin..?
yapraklarını döküp dallarını kırdın içimdeki sevgi çınarının.
.yüreğime ebediyyet arzusunun çekirdeğini bıraktın..
bedenim alev alev tutuştu böylece..
sonsuz hayat az ötede duran canlı varlık kadar yaklaştı ruhuma..
Neydin Sen?
Bir ışık demetimiydin de,
RABBİM bu demeti çok güzel yarattığı nadide bir kalıp içinde sundu bana..?
Bir aynamıydın?
Gözlerimi kaybettim içinde ve şimdi ne seni ne de kendimi görebiliyorum..!
Neden bir an pencerelerine varana kadar açtın bana gönlünü?
Sonra bir başka diliminde
zamanın esrarlı bir havaya bürünüp kapılarını bile kapattın yüzüme..!
yoksa mevcut değilmiydin?
kuru bir ısırgan dalı mı sarstı beni?
ebediyyete yönelik sevgi ve hasrete susamış kalbim,aslında mevcut
olmayan seni bu kuru ısırgan dalında hissedip de aşka mı geldi..?
şimdiye değin yaşadıklarım,körebe oynaya n bir romantizmin
köpüklerimiydi..?
Neydin sen?
Gökten avuçlarıma düşen bir damla su mu ?
kalbimin yangını bütün hücrelerimi sarınca buharlaşıp kayboldun..
sonu gelmeyen bir heyecanmıydın ki kendi ellerimle hazırladım sonunu..?
yoksa bu zavallı gönlümle yıkılmaz bir kule olarak mı algıladım seni,,
ve sen bir kuş tüyü olarak uçup kayboldun gökyüzünde..?
bir şiirmiydin?
içimi doldurdun gizemli mısralarınla,intizarınla..
şimdi her mısra boşluğa asılıp kaldı,yapayanlız..
bir masalmıydın?
kuşların geceleyin ruhuma anlattığı bir efsanemiydin,
çağların ötesinden kopup gelen..?
yoksa bulutların kulağıma fısıldadığı bir nağme miydin?
seninle farkına vardım içimin ücra köşelerinin karanlıklar içinde
bırakılmış onurumuzu kurtarmak için bilendim seninle..
kıskacına sıkıştığım bir döngüyü,yüzeysel endişeler çemberini kırdım sayende..
sayende adımlarımı yeniledim..ince bir alev gibiydin ama o alev bir
yığın dinamiti ateşleyecek güçteydi..
neredesin şimdi?
hangi tomurcukta?
hangi iklim ve mekanda?
bu günde mi,dündemisin?
hâyâlde mi düşte m isin?
her yere bakıp seni hatırlıyorum,yollara bakıp seni özlüyorum..
dünyamı saçlarının rengine bürüyüp kayıplara karışmasaydın,
her şey bana acıyarak bakmayacak,yollar gözyaşıma şahit olmayacaktı..
sana bir yabancı gibi uzaktan seslenmeyecek yüreğimde ağırlayacaktım seni..
bazen bir yağmur damlasısın,bir çiçek yaprağının,bir rüzgar perisinin
bakışlarında buldum o mağrur,dimdik ve tavizsiz tavrını..
sesin bazen ıssız bir köşede yankılandı.
defalarca yılmadan dikkatle dinledim seni..
fevkaladeydin..
Biliyorumki ne her sevgili Leyla'dır,ne de her yürek Mecnun'a aittir..
Âh bir yeterince anlayabilseydin beni..!!
Ne bir öyküden arta kalan duygu kırıntısı,
ne de bir boşluktan sızan aldatıcı bir ışıktır sevgim..
-Nurullah Genç-
İntizar adlı kitabından alıntıdır
İntizar adlı kitabından alıntıdır
13/9/2008 · Kategori: L_L Dilime Dusenler__
Sesi ırmağın dibinden gelen musiki..Bitimsiz bir ezginin bilinmez güzellik vaadi..Deniz atlarının,su yosunlarının yemini..
Gelsene!
Gel,sana gül bahçesi nedir göstereyim,
Göster,gül bahçelerini göreyim.
Göster,gül bahçelerini göreyim.
Sonsuzluk ne demekmiş gel bende bil,
Ne demekmiş sonsuzluk sende bileyim..
Ne demekmiş sonsuzluk sende bileyim..
Cennetin nasıl tanımlanır,sana öğreteyim,
nasıl tamamlanır eksik cennetim senden öğreneyim..
nasıl tamamlanır eksik cennetim senden öğreneyim..
Ben ki senin geldiğin cennetin yüzlerce yıl susuz kalmış ceylanıyım.İndim su içmeye senin kıyına,susuzluktan ölmektense su içerken ölmek yeğdir bana.Tutuklayıp eylemimi ruhumu özgür bıraktın.içim ateş,bahçesi de yasaklı serüvenim.sarsılıyor kalbim yedi yerinden,bunca sarsıntıyı ben kazasız belasız nasıl geçeyim?
kan istiyorsan al;işte eşiğindeyim.
razıyım öl bende,sende öleyim.
Gizli bir bahçesin,aç kapılarını,derununda dirileyim.bilinmezsen yok olursun,ruhsat ver,seni de dirilteyim.gizli saklı bir hazineyi itip gitme bilinmeden,sana ebedilik ağacı ve bitimsiz bir saltanat vereyim.razıyım öl bende,sende öleyim.
sende bileyim sende bilineyim...
Gör kölenin nasıl efendi olduğunu,bil efendinin nasıl bir anda köleye dönüştüğünü..
kuruyan toprağıma su ol;
yeter ki gel,yağmur ol in bağrıma gel!
Bu kadar ısrarla çağırmadı kimse kimseyi,tamamla bu fethi,sun bana zaferimi...
kuruyan toprağıma su ol;
yeter ki gel,yağmur ol in bağrıma gel!
Bu kadar ısrarla çağırmadı kimse kimseyi,tamamla bu fethi,sun bana zaferimi...
bir ırmaksam döküldüğüm deniz ol,
bir denizsem kuytularıma sokul bana akan ırmak ol...
bir denizsem kuytularıma sokul bana akan ırmak ol...
*....gel....*
Nazan Bekiroğlu
YÛSUF ile ZÜLEYHA
YÛSUF ile ZÜLEYHA
« Önceki ::

